GentestLongevity: Sağlığa Yeni Bir Bakış
Sağlık, modern tıp kapsamında hastalık odaklı bir bakış açısıyla değerlendirilmektedir; hedef, ortaya çıkan hastalığın tanımlanması ve semptomların kontrol altına alınmasıdır. Tanı ve tedavi süreçleri standart protokoller üzerinden yürütülmüş, bireysel farklılıklar sınırlı düzeyde dikkate alınmıştır. Dr. Serdar Savaş’ın geliştirmiş olduğu 7K Tıbbı modelinde hastalıkların oluşmadan önce öngörülmesi, nedenlerinin analiz edilmesi ve önlenmesi sağlanmaktadır. Bu dönüşüm sürecinde Kişiye Özel Tıp Modeli ortaya konulmuştur.
Geleneksel sağlık anlayışında birey çoğu zaman semptomlar ortaya çıktıktan sonra sağlık sistemine dahil olmaktadır. Bu durum, hastalık gelişmeden önce alınabilecek önleyici tedbirlerin ikinci planda kalmasına ve toplumdaki hastalık yükünün artmasına yol açmaktadır. GentestLongevity yaklaşımında ise sağlık yalnızca hastalıkların yokluğu olarak değerlendirilmez. Sağlığın korunması, sürdürülmesi, optimize edilmesi ve iyileştirilmesitemel hedefler arasında yer alır. Bu çerçevede bireyin sağlıkla ilişkili genetik yatkınlıklarının erken dönemde belirlenmesi önemli bir rol oynar. Böylece sağlık yönetimi yalnızca mevcut sorunlara müdahale eden bir süreç olmaktan çıkar; sağlık profesyonellerinin ve bireyin aktif katılımıyla sürdürülen dinamik bir yapıya dönüşür.
Geleneksel sağlık modellerinde uygulamalar çoğunlukla benzer yaş grupları ve aynı tanı kategorileri üzerinden yapılandırılmaktadır. Aynı tanıyı alan bireylere büyük ölçüde benzer öneriler sunulmaktadır. Ancak bu yaklaşım bireyler arasındaki biyopsikososyal farklılıkları yeterince kapsayamamaktadır. GentestLongevity yaklaşımında ise sağlık bireye özgü (biricik) bir yapı olarak ele alınmaktadır. Müdahale süreci kişiselleştirilmiş veriler üzerinden yürütülmekte, sağlık yönetimi bireyin özgün özellikleri dikkate alınarak planlanmaktadır.
Özellikle kronik ve kompleks hastalıklarda geç müdahale, bireyin yaşam kalitesi üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir. Dr. Serdar Savaş’ın GentestLongevity perspektifinde ise sağlık öngörülebilir ve yönetilebilir bir süreç olarak ele alınmaktadır. Bireyin genetik özellikleri ve hastalıklara yönelik yatkınlıkları erken dönemde değerlendirilerek olası risklerin azaltılmasına yönelik stratejiler geliştirilebilmektedir. Bu yaklaşım, önleyici sağlık anlayışının önemli bir bileşenini oluşturmaktadır.
Bu model aynı zamanda katılımcılık ilkesi doğrultusunda bireyin sağlık sürecindeki rolünü de yeniden tanımlar. Geleneksel sistemlerde birey çoğunlukla pasif bir konumda yer alırken, karar süreçleri büyük ölçüde sağlık profesyonelleri tarafından yürütülmektedir. GentestLongevity yaklaşımında ise bireyin sürece aktif katılımı teşvik edilmektedir. Kişinin kendi biyolojik ve psikolojik özelliklerini tanıması desteklenmekte, sağlık yönetiminde bilinçli bir farkındalık geliştirmesi amaçlanmaktadır. Böylece sağlık sorumluluğunun paylaşılması ve sürdürülebilir bir sağlık anlayışının gelişmesi mümkün hale gelmektedir.
Sonuç olarak geleneksel sağlık yaklaşımından kişiselleştirilmiş Gentest modeline geçiş yalnızca teknik bir dönüşüm değildir. Bu süreç, sağlığın nasıl tanımlandığına ve nasıl yönetildiğine ilişkin daha kapsamlı bir paradigma değişimini ifade etmektedir.
Epigenetik: Genetik fonksiyonların çevresel faktörler ve yaşam tarzı etkisiyle gösterdiği değişimleri inceleyen bilim dalıdır.
Mikro çevresel: Bireyin sağlığını doğrudan veya dolaylı biçimde etkileyebilen kontrol edilebilir çevresel faktörleri ifade eder.

